11 Aralık 2016 Pazar

TÜRKİYE FİZİKİ COĞRAFYASI GÖRSELLER


Antakya'da Az Keşfedilmiş 

Görülmeye Değer Yerler;



1-) Harbiye Şelalesi/ Antakya


Antakya’ya 10 Km. uzaklıktadır. Vadinin güneyinden çıkan kaynaklar şelaleler oluşturduktan sonra Asi Nehrine kavuşur. Harbiye olarak bilinen bölgenin antik dönemindeki isimleri Kastalia, Pallas ve Saramanna’dır. Helenistik ve Roma dönemlerinde çağlayanlarıyla tanınan ve dünyaca ünlü bir sayfiye yeri olarak kullanılan Defne, o dönemde zengin halk kesimi tarafından yapılan çok sayıda köşkleri, tapınakları ve eğlence yerleriyle ünlüydü. İmparator Gallus döneminde Harbiye eski ihtişamına kaybetmeye başlamış, Arap istilasından sonra da bir daha parlak dönemlerine dönememiştir. Günümüzde Harbiye her biri 300-500 kişilik Restaurantları ile bölgemizin en önemli eğlence ve gostronomi turizm merkezidir.


Ayrıca bakınız ;

https://www.youtube.com/watch?v=TLyqCZjHbvw











2-) Musa Ağacı/Samandağ


Antakya’da ve Samandağ ilçesinde pek çok yerde Hızır (a.s) adına yapılmış türbe ve ziyaretler vardır. Ancak bunların en ünlüsü Samandağ sahilinde, Hz. Hızır ile Hz. Musa’nın buluştuğu yer olarak kabul edilen kayanın üzerinde kurulan Hızır (a.s) ziyaretidir.Samandağ ilçesi Hıdırbey Köyünde koruma altına alınmış ulu bir çınar ağacı vardır. 800-1000 yaşlarında olduğu tahmin edilen, ancak halk arasında 2000-3000 yaşları arasında olduğuna inanılan bir ağaçtır. Gövdesinin çevresi 35 metredir. Bu ağacın Hz. Musa’nın asasının ab-ı hayat (ölümsüzlük suyu) sayesinde filizlenip kök salması sayesinde meydana geldiğine dair efsaneler anlatılmaktadır.


























Rize'de Görülmeye Değer Az Keşfedilmiş 8 Yer

1. Mize Yaylası / İkizdere






Rize Rüzgarlı köyü ve devamında Mize yaylası Tarkan'ın köyü olarak da bilinir.






2. Kıbledağı / Güneysu





Kıble dağı rizenin güneysu ilçesinde bulunan bibleye paralel bir dağımızdır. Kıble dağı Osmanlı zamanından beri bilinip kıble dağı olarak isimlendirilmiştir. Kıble dağında Osmanlı zamanından kalma küçük bir ibadet hane vardı Zengin vatandaşlarımızın bir araya gelip kıble dağının zirvesi olan rakımı 1800 metre yüksekliğe Osmanlı mimarisi yeni bir cami inşa etmiştir. Mimari olarak İstanbul'da bulunan Osmanlı eserlerinden esinlenilmiş ve birebir inşa edilmiştir. Kıble dağının çevresinde yerli insanlar kendilerine yayla evi denilen evler inşa etmiş ve burada yaşamaktadırlar.






3. Makrevis Köyü / Çamlıhemşin






Çamlıhemşin ilçesinde, ormanlarla ve sislerle kaplı dik bir dağın yamacında bulunuyor Makrevis Mahallesi. Dağ yamacı deyince sanki ulaşılmazmış gibi geliyor ama araçla çıkılabiliyor Makrevis Mahallesi'ne.


Şimdiki adı Konaklar olan Makrevis Mahallesi, isminden de anlaşıldığı üzere konaklarıyla ünlü. Hatta Karadeniz'in en gösterişli evlerinin 10-15 tanesi burada bulunuyor. Bu görkemli konaklar, 1880 – 1914 yıllarında Rusya gurbetinde kazanılan paralarla inşa ettirilmiş. Hepsinde de Rus antikaları, Petersburg işi çini sobalar ve ithal camlar yer alıyor. Hatta bazılarında piyano bile bulunduğu söyleniyor.






4. Dereköy / İkizdere






Dereköy, Rizenin İkizdere ilçesine bağlı bir köydür.






5. Huser Yaylası / Çamlıhemşin






Huser Yaylası Açaba (Bucak) ve Çingit (Uğrak) Köylüleri'nindir. Sadece Açaba'lılar yaylacılık yapmaktadırlar. Huser yaylası Ayder'in girişinin sol tarafını tutan dağlarda yerleşmiştir. Rakımı ve konumu açısından Ayder'e bağlı tüm yaylalar ve sıralı Kaçkar dağlarının eşşiz manzarasını görme imkânını sizlere sunuyor. Bölgenin en iyi manzaralı yaylası olup, genelde katılımcıların en çok keyif aldığı gezilerden biridir. Hele birde hava güneşli ise bakmaya doyamayacağınız bir manzaraya sahip. Güneyde Kaçkar Altıparmak dağlarından başlayıp, Kaçkar Kemerli, Kaçkar Kavrun ve Kaçkar Verçenik dağlarına kadar kesintisiz bir manzara. Ayaklarınızın altında Palakçur, Avusor, Çeymakçur ve Kavrun Vadileri, Arkanızda Karadeniz sahil şeridi. Karşınızda Hazindak ve Pokut Sal sırtları, Yani 0 m den 4000 m ye kadar her yeri görebiliyorsunuz. Ayder'den günübirlik gezi için mükemmel bir rota. Elektrik 1 2 evde güneş enerji sistemi ile elde edilmektedir. Turkcell,Vodafone yaylanın her yerinden çekiyor.






6. Bulut Şelalesi / Çamlıhemşin






Türkiye’nin en yüksek şelalesi unvanını taşıyan Bulut’a, Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine 11, Ayder Yaylası’na ise 7 kilometre mesafede bulunan Kaplıca köyü Tolikço Mahallesi'nden 2 kilometrelik bir patikayla ulaşılıyor. Yaklaşık 250 metrelik bir yükseklikten dört kademede düşen şelalenin tamamını görmek neredeyse imkânsızdır. Sisin olmadığı günlerde bile şelalenin tepesi bulutlarla yarışıyor. Bulut Şelalesi’nin döküldüğü Tar Deresi’nin maceralı yolculuğu Kaçkar Dağları’nın yamaçlarından başlıyor.






7. Akçaağıl Gölü / Anzer






Dünyaca ünlü balıyla bilinen Anzer, derin bir vadi yatağına konumlanmıştır. Yaylaya ulaşmak için İkizdere-İspir yolunu takip ederek Dereköy’den sonra sağa yöneliyorsunuz. 21. kilometrede sağdaki Meles Vadisi’ne girerseniz tarihi Çifteköprü ile Kaban Şelalesi’ni görebilirsiniz. Tekrar kavşak noktasına geri dönerek ilerlemeye devam edebilirsiniz. Diktaş (İksenit) Köprüsü’nde vereceğiniz fotoğraf molasının ardından, Kabahor Deresi’nin bir sağına bir soluna geçen rota, ağaçların bittiği noktada Anzer Yaylası’na erişecektir.


Vadi sonunda yer alan Büyük Akçaağıl Gölü ile Kürdün Yurdu Yaylası yolundan erişilen Dipsiz Göl, bu rotanın sürprizleri arasındadır. Akşam Anzer Yaylası’nda konaklayabilirsiniz. İsteyenler ertesi gün 34 kilometrelik bir yolla Kürdün Yurdu Yaylası üzerinden Uzungöl’e (Trabzon) geçebilirler.






8. Ağaran Şelalesi / Çayeli






Rize Merkez'e 30 Km mesafedeki Ağaran Şelalesi yaklaşık 50 m yükseklikten dökülmekte. Ormanlık bir vadi sonundaki Ağaran Şelalesi, yürüyüş yapmak isteyenler ve doğal ortamda zaman geçirmek isteyenler için de uygun bir yer. Ancak şelalenin döküldüğü uçurumun üst kısmına, şelanenin yakınındaki yürüme parkurundan çıkarak, suyun kayaları aşındırmasıyla oluşturduğu doğal göletlerde yüzmeyi tercih edenler daha şanslılar.




Rize Ağaran Şelalesine Nasıl Gidilir : Şelaleye, sahilden sonra büyük bölümü beton, bir kısmı da toprak yolla ulaşılıyor. Ağaran Şelalesi, Rize merkeze 30, Çayeli ilçesine ise 12 kilometre uzaklıkta Sırtköy sınırları içinde bulunmakta.

BELGESEL SENARYOSU

                     
ANA TEMA: Türkiye Fiziki Coğrafyasını nasıl bir teknikle öğretirsiniz?
METOD: EĞİTİM SENARYOSU
MEKAN: SINIF
ŞAHISLAR : ÖĞRETMEN ve ÖĞRENCİLER


                                           NESİ VAR ? 
Havanın ısınmaya başladığı cıvıl cıvıl bir ilkbahar günüydü ve o gün 6/A sınıfının Sosyal Bilgiler Öğretmeni Ayşegül Hoca akarsu aşınım şekilleri konusunu anlatmaktaydı. Dersin sonunda;
-Ayşegül Hoca: " Evet arkadaşlar, sizlerden yarınki dersimiz için Nevşehir/Peri Bacaları'nı araştırmanızı ve daha sonra anlamını bilmediğiniz veya anlamını merak ettiğiniz kelimeleri bulmanızı, sizde yaptığı çağrışımları düşünmenizi istiyorum. Daha sonra sözlük anlamlarına bakabilirsiniz. Bu çalışmalardan sonra ise zihninizde oluşan görselleri resmetmenizi istiyorum. Son olarak zihninizin tasarımı olan bu kavramları Peri Bacaları'nın fotoğraflarıyla özdeşleştirip "Nesi Var ?" sorusunun cevabı olacak şekilde dizayn etmenizi ve çalışmalarınızı bu başlık altında toplamanızı istiyorum. "
Dedi ve sınıfın genel atmosferinden hoşnut olmayan
-Ayşegül Hoca: " Bu çalışmanızda izleyeceğiniz yolları, aşama aşama listeleyelim. " der ve devam eder :
" Bu çalışmanızın aşamalarını belirleyecek olursak;
1) Önce konu tekrar edilmeli ve araştırılmalıdır.
2) Araştırma sonunda dikkatinizi çeken konuyla ilgili her türlü kavram bulunmalı ve listelenmelidir.
3) Bu kavramlar üzerinde düşünülmeli, gerekirse yürüttüğümüz tahminler not edilmelidir.
4) Bu düşünme, fikir yürütme çalışmasından sonra kavramlar bilimsel anlamlarıyla birlikte listelenmelidir.
5) Listelemiş olduğunuz bu kavramların ardından kavramların zihninizde oluşturduğu görselleri resmediniz.
6) Bu aşamada resme döktüğünüz kavramları Peri Bacaları fotoğraflarıyla özdeşleştirmelisiniz.
7) Bu çalışmanızı " Nesi Var ? " başlığı altında toplayınız.
Ödevimizin adı: " Peri Bacaları'nın Nesi Var ? "
    Bu anlatılanlardan sonra sınıfta bir sessizlik hakim olmuştu. Bu sessizliği bozan Buğra, bir soru sorar :
-Buğra: " Öğretmenim, bu ödevi neden yapıyoruz ve ödevimizin adı neden ' Nesi Var ? ' " der.
    Buğra bu sorusuyla tüm öğrencilerin sözcüsü olmuştur adeta. Çünkü sınıftaki herkes bu ödevin adının sebebini merak etmişti. Bu sorusuyla aynı zamanda Ayşegül Hoca'nın da varmak istediği noktaya ulaşmasını da sağlamıştı. Bunun üzerine, Ayşegül Hoca der ki : " Çok güzel bir soru sordun Buğra, bu sorun için sana çok teşekkür ederim. " der ve açıklamalarına devam eder : " Arkadaşlar Nevşehir/Peri Bacaları'nı gezmeye gideceğiz o yüzden "Nesi Var ?" ödevini yapmamız gezeceğimiz mekanı da daha iyi algılamamızı sağlayacaktır. " der ve sınıfın yüzündeki merak yerini heyecana bırakır. Geziye gidecekleri için heyecanlanan çocuklar yarınki derse ödevlerini tam anlamıyla yapmış olarak geleceklerdir. "Nesi Var ?" ödevini ne kadar iyi yaparlarsa öğretmenlerinin de dediği gibi haftaya Peri Bacaları'nı da o kadar verimli gezeceklerdir. Gezi-gözlem çalışması ilgilerini çekmiştir. Bu uygulamalı ödev, çalışma ve öğrenme isteklerini kamçılamıştır.



https://www.ogretmenler.com/images/PDFLER/mufredat/meb2015_sosyalbilgilertaslak.pdf

https://docs.google.com/document/d/12sXifJtG5-60If4evJCMlewbA3Ax96x1SNhqc8jWaxI/edit


TÜRKİYE FİZİKİ COĞRAFYASI ATLASI

TÜRKİYE MASİF ARAZİLER HARİTASI



TÜRKİYE BİTKİ ÖRTÜSÜ HARİTASI

TÜRKİYE`NİN OLUŞUMLARINA GÖRE GÖLLER HARİTASI

TÜRKİYE`Yİ ETKİLEYEN LEVHALAR

TÜRKİYE ORMANLARIN DAĞILIMI HARİTASI

TÜRKİYE GÖLLER HARİTASI


TÜRKİYE SICAKLIK HARİTASI

TÜRKİYE JEOMORFOLOJİ HARİTASI

TÜRKİYE VOLKANİK DAĞLAR HARİTASI

TÜRKİYE ORMANLARIN BÖLGELERE GÖRE DAĞILIMI HARİTASI









TÜRKİYE`NİN PLATOLARI

TÜRKİYE BİTKİ ÖRTÜSÜ HARİTASI

TÜRKİYE İKLİM HARİTASI


TÜRKİYE GÜNEŞLENME HARİTASI



TÜRKİYE DAĞLAR HARİTASI

TÜRKİYE AKARSU HAVZALARI HARİTASI


SÖNMÜŞ VOLKANİK DAĞLAR HARİTASI


TÜRKİYE KARSTİK SAHALAR HARİTASI


 

İÇİNDEKİLER

Türkiye Fiziki Coğrafyası Atlası
Belgesel Senaryosu (seçtiğimiz yer ve neden orayı seçtik? burayı nasıl anlatırız?)
Görseller
Türkiye Fiziki Coğrafyası Konuları
Türkiye Fiziki Coğrafyası Öğrenme Çıktıları
Türkiye Fiziki Coğrafyası Kaynakçası
Cercis İkiel Makalesine eklenecek Görseller
Belgesel Çalışması

BABİL HARİTASI

                                               
  M.Ö. 500’lerde dünyanın merkezi Babil’di.Çizilen haritalar Babil merkez alınarak hazırlanıyordu.Babiller Dönemindeki Dünya Haritaları Babil’de Fırat Nehri’nin batısındaki sulama kanallarını
gösteren kil tabletteki harita, M.Ö. 1600’lerden kalmadır.
Başka bir ki tablete çizilen Nippur kentinin haritası da M.Ö. 1300’lerden kalmadır. Babillere ait M.Ö. 500’den kalan ve üzerinde yazılı açıklamalar olan kil tablet ilginçtir. Tablette kil şeklinde dünya haritası vardır. Boyutları yaklaşık olarak 7x8 cm olan bu haritada Babil dünyanın merkezi olarak gösterilmektedir. Tablette, Babil çevresindeki yedi yerleşim bölgesi işaretlenmiş,
urarto, elan ve asur adları okunabilmiştir. Babil’in
ortasından geçen Fırat nehri de haritada görülmektedir.


                          Dünyanın yassı bir daire şeklinde gösterildiği       haritada iç içe iki daire vardır ve aralarında kalan kısım acı-tuzlu nehir olarak tanımlanan   denizleri gösterir. Babil’in  kuzeyindeki küçük yarım daire ise zagros dağlarıdır. Dış  dairede yedi adet üçgen vardır.Her biri açık denizlerdeki adaları temsil eder. Bu adaların, yer ile gökyüzünü bağladığı ve adalarda efsanevi yaratıkların yaşadığı, haritada yazılıdır. Mısır’da yapılan az sayıdaki haritalardan birisi M.Ö. 2500’de Papirüs üzerine çizilmiştir ve Nil nehri ile çevresini kapsar.





                                                                                                                                                                    Babil Haritasının amacı nedir ?
Babil haritası Nuh Tufanı sırasında kullanılmış  bir haritadır. Nuh tufanı Karadeniz’den başlayıp İstanbul boğazı ve Mezopotamya dahil olmak üzere birçok yeri etkileyen ve yayılan büyük çaplı bir doğal afettir. Deniz ilerlemesi(Regrasyon) olayıdır.
 

Haritanın yapımında kullandığım malzemeler ;

  • Yarım metre Amerikan bezi 
  • Türk çayı(adaçayı, kahve veya soğan kabuğu suyu)
  • Kumaş kalemi
  • Boya fırçası
  • Kumaş boyası
  • Çerçeve
  • Zımba

Haritanın yapım aşaması ; Yarım metre Amerikan bezi bir düzleme serilir ve kumaşın tam ortası merkez tutularak kıvrılır ve bağlanır. Daha sonra demli sıcak çay( tercihen adaçayı, kahve veya soğan kabuğu suyu vb. kullanılabilir) ile ıslatılıp güneşte kurutulur. Bu işlemlerden sonra kumaş açılır ve ütülenir. Dalga dalga yayılmış renkleri içinde barındıran harita kağıdı formundaki bezimiz böylece hazır olur. Bu kumaşa çizeceğimiz haritamızı kalem ile çizerek, kumaş boyası yardımıyla renklendirdiğimizde haritamız hazır. Tercihen çerçeveleme işlemi de gerçekleştirilebilir.








KAYNAKÇA:Nuh Tufanı /William Ryan-Walter Pitman






Medyada Toplumsal Cinsiyet

Sosyal öğrenme kuramı temel  alınacak olursa, insanların dış dünyadaki; yani sosyal hayatlarındaki durumları ve olayları gözlemleyip, kendilerini model almaları da bir çeşit öğrenmedir. Buradan hareketle, Özlem Gündüz Kalan hocanın da makalesinde belirttiği gibi; “toplumu oluşturan her birey, çocukluktan başlayarak doğa, sosyal hayat, ve kendi varlığıyla ilgili bilgiler ve düşünce biçimleri edinmeye başlar.”  Sosyal öğrenme kuramı temelinde bireylerin başkalarını gözlemleyerek öğrenmeyi gerçekleştirdiğini öne sürer. Dolayısıyla sosyal olgular özellikle bireysel kimlik edinme sürecinde, kitle iletişim araçlarında kullanıldığında; insanların durumları ve olayları içselleştirerek çıkarımda bulunmalarını ve bunları da sosyal yaşamlarında uygulamalarını kaçınılmaz kılacaktır.
Birey zaman içerisinde gördüğü ve duyduğu bir takım durumları içselleştirir  ve ileriki yaşamlarında bunları doğal birer davranışmışçasına sergiler. Sosyal bilişsel kuramın öncülerinden eğitmen psikolog Albert Bandura, sosyal öğrenme kuramı ve sosyal öğrenme kuramının eğitime yansımaları konusunda şunları savunur: “ bandura ve onun gibi düşünenler için algılama, insan öğrenmesinde uyaran ve tepki arasındaki arı değişkendir. Anlık durumlar bilinçli yaşantıyı etkilediğinde algılayan birey bu duruma ilişkin fiziksel ve sosyal özellikleri belirli özel eylemler aracılığıyla çağrıştırı. Anlamlı psikolojik durumlar (ipuçları) birey belirli bir zaman diliminde etkileyerek, davranış oluşturmaya yarayan beklendtileri oluşturu. Bu bilgiler ışığında, düşünecek olursak sosyal öğrenme kuramı davranışsal ve bilişsel kavramları birleştirir ve birirleriyle tamamlar. Bunun yanında bilişsel, davranışsal ve çevresel faktörlerin birbirnii ektileyici yapısı vardır. dolayısıyla günümüz şartlarında düşünecek olursak: “ medya, bilişsel öğrenme ve birey gelişiminde çok önemli bri yere sahiptir.” Diyebiliriz. Görsel ve işitsel zeka ile birlikte psikomotor öğrenme gibi bir çok öğrenme yoluna ön ayak olabilecek medya, doğru kullanılmadığında toplumda aşşılması güç yanlı kalıpyargılara sebep olabilir. Dolayısıyla medya, insanların zihin algıalrı üzerinde çok etkili bir araç olup; toplum üzerinde bir silah olarak da kullanılabilir. Son zamanlarda özellikle sosyla medya, insanlar üzerinde farklı algılara sebep olmuştur. Özellikle, gençler arasında bunu net olarak gözlemlemek mümkündür. Örneğin, sosyal medya dilinin yeni kelimeleri (mana, trollemek, tuglife, fuckbody, online, one minute, olumbak git vs….) dilimize de yerleştirmesi ya da günümüzde yeni insanlar tanımamnn tek yolunun, sosyal medya olduğunu düşünen bir zihniyetin oluşması da kitle iletşim araçlarının yanlı ve yanlış kullanımından doğan kalıpyargılara örnek olarak gösterilebilir. Medya her zaman yansız ve duru olmalıdır. Dayatma ve sınırlamaları içeren koyu ve eleştiriye kapalı her mataryel sağlıksız bir durumun işaretidir.

Kitle iletişim araçlarının toplumdaki ve bireyler üzerindeki etkisi yadsınamayacak kadar fazladır. Doğru kullanımında çok fayda sağlanabildiği gibi yanlış kullanımı da ciddi bir yanlışlıklar silsilesine sebep olacaktır. Bu sebeple amaç sapkınlıklarının önüne geçebilmek için, medya her zaman objektif olmalıdır.